| |
İnfertilitenin tanımı
TÜPTEKİ MUCİZE
Louise Brown'un 1978 yılında tüp bebek yöntemi ile doğumu,kamuoyunun
dikkatini,kısır çiftler için yeni gelişen tedavi yöntemlerine
yöneltti.Günümüzde yardımcı üreme tekniklerinde her geçen gün yeni
gelişmeler olmaktadır.Bu kitapçık,kısır çiftlerin tüp bebek ve
mikroenjeksiyon tedavi tekniklerini anlamalarına yardımcı olmak üzere
hazırlanmıştır.
Klinik ve cerrahi tüm geleneksel kısırlık tedavilerinden olumlu sonuç
alamayan bir çok çifte,yardımcı üreme teknikleri gebelik için umut ışığı
yakabilir.Bu teknikler ile,klasik yöntemler ile çocuk sahibi olamayan
çiftlerin sağlıklı bir bebek sahibi olmaları mümkündür.
TÜP BEBEK
Tüp bebek ,yumurta ve spermin vücut dışında laboratuar ortamında
birleştirilmesidir. Döllenme meydana gelirse, gelişen embriyo rahime
transfer edilir.Embriyonun rahim içine tutunması ve gelişimini sürdürmesi
beklenir.Tüp bebek, değişik nedenli kısırlıkları olan çiftlerin tercih
edebileceği uygun bir yöntemdir.
Tüp bebek uygulamasının başladığı ilk yıllarda bu tedavi yöntemi öncelikle
kadının üreme kanallarının zarar gördüğü, kapalı olduğu veya hiç olmadığı
çiftlere uygulanıyordu. Ancak günümüzde tüp bebek endometriozis'e bağlı
(karın içi kanamalar yapan bir kadın hastalığı), erkek nedenli, immünolojik
nedenli ve nedeni teşhis edilemeyen kısırlık vakalarında uygulanan tedavi
yöntemidir.
Tüp bebek tedavisinde geçilmeden önce hem erkek hem de kadın eşin
incelenmesi ve bu tedaviye uygunluğu tespit edilmelidir. Erkek eşin sperm
incelemesi, hormon tahlilleri,ultrasonografik incelenmesi yapılarak, üroloji
konsültasyonu istenmelidir.
Kadın eşin jinekolojik muayenesi, ultrasonografik incelemesi, hormon
tahlilleri, rahim filmi ve gerekirse laparoskopik incelemesi yapılmalıdır.
Tüm bu tetkik ve muayeneler sonrasında çiftlere en uygun tedavi seçeneği
önerilir ve çiftin gebelik beklentisi kendileri ile tartışılır. Klinik ve
cerrahi tüm geleneksel kısırlık tedavilerinden bir sonuç alamayacak pek çok
çift tüp bebek uygulaması ile sağlıklı bir bebek sahibi olabilirler. Tüp
bebek tedavisinin temel basamakları yumurtaların uyarılması, yumurta
alınması, aşılama, döllenme, embriyo gelişimi ve embriyo transferidir.
TÜP BEBEĞİN BASAMAKLARI
YUMURTALARIN UYARILMASI
Bu aşamada kullanılan ilaçlar ile yumurtalıkların, her ay ürettiği tek bir
yumurta yerine çok sayıda olgun yumurta üretmesi sağlanır.Bir tedavi
döneminde birden fazla yumurtanın döllenmesi ve rahime transfer edilmesi
gebelik şansını arttırır. Tedavide kullanılan ilaç tipi ve dozu, uygulanan
programa ve hastaya göre değişir. Doktorunuz her ilacın kullanım şeklini,
etki mekanizmasını ve yan etkilerini size açıklayabilir. Bir tüp bebek
tedavisinde zamanlama en önemli faktördür. Yumurtaların gelişimi ultrason
aracılığı ile sık sık izlenir ve hormon seviyelerini ölçülmesi için düzenli
olarak kan örneği alınır. Ultrason ve kan tetkikleri aracılığı ile,
yumurtaların gelişmesi izlenir.
YUMURTALARIN ALIMI
Yumurta alımı transvaginal ultrason yardımı ile gerçekleştirilir. Yumurtalar
olgunlaştığında, bir uzman hekim ultrason eşliğinde vaginal yoldan iğneyi
yönlendirir. Yumurtalar, iğneye bağlı elektronik bir pompa aracılığı ile
alınır. Yumurta alımı basit ve kısa süren bir cerrahi işlemdir.
AŞILAMA, DÖLLENME VE EMBRİYO GELİŞİMİ
Yumurtalar alındıktan sonra laboratuarda incelenir ve olgunlukları
değerlendirilir.Bir yumurtanın olgunluğu, spermin eklenme (aşılama) zamanını
belirler.
Aşılama yumurtaların alınmasından hemen sonra, bir kaç saat sonra veya
ertesi gün yapılabilir. Yumurtaların alındığı gün, erkek eş mastürbasyon ile
meni verir. Özel sperm hazırlama yöntemleri kullanılarak örnekteki ileri
hareketli spermleri diğer ölü veya güçsüz spermlerden ayrılır. Bu hareketli
spermler alınan yumurtalar ile birlikte içinde özel besi yerleri bulunduran
kaplara yerleştirilir.
Kaplar daha sonra vücut ortamına benzer bir ortam oluşturan sabit ısı, nem
sağlayan inkübatör adı verilen bir cihazın içine yerleştirilir. Döllenme 16
ila 18 saat sonra tamamlanır. Döllenmeden 12 saat sonra döllenmiş yumurta
(embriyo) iki hücreye bölünür. İnkübatör içinde embriyo birkaç defa
bölünebilir. 44-72 saat sonra iki-sekiz hücreli embriyo rahme transfer
edilmeye hazır olur.
MİKROENJEKSİYON
Menide az spermi olan veya yeterli sayıda spermi olmasına rağmen spermlerin
yumurtayı dölleyemediği vakalarda mikroenjeksiyon tedavisi uygulanır.
Bu işlemde de yumurtaların uyarılması ile aynıdır. Mikroenjeksiyon'un tüp
bebekten ayrılan kısmı aşılama basamağıdır. Mastürbasyon ile erkek eşten
elde edilen meni örneği özel işlemlerden geçirilerek mikroenjeksiyon için
hazırlanır. Menide hiç sperm hücresi olmayan vakalarda ise sperm hücreleri
erkek üreme kanallarından (MESA) veya testis (yumurta) dokusundan elde
edilir (TESE). MESA ve TESE, bir ürolog ile birlikte gerçekleştirilen küçük
cerrahi işlemlerdir.
Sperm hücreleri ve yumurtalar laboratuarda hazırlanır. Hareketsiz spermlere
hücre içi metabolizmasını hızlandıran kimyasallarla hareketlilik sağlanır ve
böylelikle mikroenjeksiyonda canlı spermlerin kullanılması mümkün olur.
Ayrıca olgunluğu tamamlamamış sperm hücreleri mikroenjeksiyon işleminden
önce laboratuarda zenginleştirilmiş besi yerlerinde ve inkübatörler içinde
bekletilerek olgunlaştırılır.
Tam olgunluğu ulaşmış yumurtaların kullanıldığı mikroenjeksiyon tedavisinde
tek bir sperm özel bir mikroskop ve mikromanipülatörler aracılığı ile
olgunlaşmış tek bir yumurta içine enjekte edilir. Enjekte edilen yumurtalar
embriyo gelişimini sağlamak için geliştirilmiş besi yerleri içinde anne
vücut ortamına benzer ortam sağlayan inkübatöre yerleştirilir.
Mikroeneksiyondan sonra döllenme ve embriyo gelişimi tüp bebek işlemi
gibidir.
EMBRİYO TRANSFERİ
Tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavilerindeki bir sonraki basamak elde edilen
embriyoların rahim içine transferidir.Gelişen bir veya daha fazla embriyo
bir transfer kateteri içine alınır.Doktor kateterin ucunu rahim boynundan
içeri yönlendirir ve embriyoları içeren sıvı rahim boşluğuna bırakılır.Bu
işlem sırasında bir veya birkaç embriyo transfer edilebilir.Tüm transfer
işlemi toplam 10 ila 20 dakika sürer.Bazı doktorlar transfer sonrası yatak
istirahati önerebilir. Artan embriyolar daha sonraki bir zamanda nakledilmek
üzere dondurularak saklanabilir. Doktor ve çift embriyoların dondurulması
kararını embriyo transferinden önce beraberce verir.Gebelik,embriyo
transferinden en az 12 gün sonra kandan yapılan hormon testi ile anlaşılır.
Bu nedenlerin dışında tüplerin cerrahi olarak bağlanması da gebeliği
engeller.
TÜPLERDEKİ PROBLEMLERİ TEŞHİSİ
Çocuğu olmayan çiftlerin incelenmesinde tüplerin değerlendirilmesi en önemli
basamaklardan biridir. Tüplerin yapısını değerlendirebilmek için
Histerosalpingografi ve Diagnostik Laparoskopi kullanılabilir.
Histerosalpingografi basit bir radyolojik incelemedir: Rahim ağzından
enjekte edilen özel bir boya ile rahim ve tüpler tüpler değerlendirilir.Bu
işlem adet kanamasından sonraki ilk hafta içinde uygulanır.
Diagnostik Laparoskopi de ise karında açılan ufak bir kesiden teleskop
benzeri bir cihaz ile karın içine girilerek üreme organları değerlendirilir.Laparoskopi
ile üreme organları detaylı olarak incelenir ve aynı seansta tüplerdeki
yapışıklıklar giderilebilir. Özellikle yaşı ileri hastalarda diagnostik
laparoskopi yapılması gereklidir ve bu işlem ertelenmemelidir.
YUMURTLAMA PROBLEMİ
Çocuk sahibi olamayan kadınların yüzde 25'inde ovulasyon (yumurtlama)
düzensizlikleri vardır.Bazal vücut ısısı ölçümü ile yumurtlamanın
gerçekleşip,gerçekleşmediği anlaşılabilir.Kadın adet döneminin ilk gününden
itibaren her sabah uyandığında derece ile ağızdan vücut ısısını ölçer ve
tabloya işler.Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra vücut ısısı 0.5 C
artar.Eğer yumurtlama gerçekleşmezse vücut ısısı değişmez.Kanda veya idrarda
luteinize hormon düzeyi belirlenerek de yumurtlama doğrulanır.Ayrıca
ultrason ile yapılan takipler ile de yumurtalıklarda ki folikül gelişimi ve
yumurtlamanın olup olmadığı belirlenir.
Yumurtlama gerçekleşmeyen hastalarda ilaç kullanılarak follikül gelişimi ve
yumurtlama sağlanır.Uygulanan tedavi ile hastaların yaklaşık % 50'si altı ay
içinde gebe kalır.
RAHİM AĞZINDAKİ SORUNLAR
Rahim ağzına bağlı nedenlerde kısırlığa neden olabilir.Servikal faktörlerin
belirlenebilmesi için postkoital test (cinsel ilişki sonrası test) yapılması
önerilir. Bu test ile servikal mukus, sperm ve ikisi arasındaki ilişki
değerlendirilebilir.Cinsel ilişkiden 2-18 saat sonra kadının serviksinden
alınan mukus örneği mikroskop ile incelenir. Mukus iyi kalitede ise ve
yeteri kadar hareketli sperm varsa mikroskopik incelemede ileri doğru
hareketli spermler görülür. Az sayıda hareketli sperm varlığı, sperm
üretimindeki bozukluğu, spermlerin vagene ulaşımındaki veya servikal
mukustaki problemi ve immunolojik bozukluğu gösterir.
Servikal mukustaki problemlere bağlı kısırlık,antibiyotikler, hormonlar veya
intrauterin inseminasyon aşılama ile tedavi edilebilir.
RAHİMDEKİ SORUNLAR
Çocuğu olmayan kadınların % 5'inde rahimde yapısal
bozukluklar,yapışıklıklar,polip ve myomlar görülür.Bunlar döllenmiş
yumurtanın tutunmasını engelleyerek veya düşüklere neden olarak normal
gebeliği önler.
Histerosalpingografi denen basit radyolojik inceleme ile rahimdeki yapısal
bozukluklar, rahim içi yapışıklıklar, polip ve myomlar belirlenebilir.
ENDOMETRİUM KAYNAKLI SORUNLAR
Endometriozis yaptığı yapışıklıklar ve yaralarla yumurtalıkları,rahmi ve
bağırsakları birbirine bağlayarak üreme organlarının normal anatomisinin
bozabilir.Bu yapışıklıklar yumurtanın atılımını ve kanallar tarafından
alınmasını da engelleyebilir.Bununla birlikte araştırmacılar endometriozis
dokularından salgılanan bazı kimyasalların yumurtlamayı,yumurtanın sperm ile
döllenmesini ve döllenmiş embriyonun ana rahmine yerleşmesini engellediğini
göstermişlerdir.Ayrıca endometriozisli hastalarda düşük riski daha fazladır.Endometriozis
dokularından bebeğe zararlı kimyasalların salınması ve annenin bağışıklık
sistemindeki bozukluklar düşüklere neden olabilir.Tedavi görmüş kadınlara
ise bu risk artmamıştır.
Endometriozis tanısı laporoskopi ile konur ve aynı seansta cerrahi tedavi
uygulanabilir.
ERKEK FAKTÖRÜ
Çocuk sahibi olamayan çiftlerin % 40'ında erkeğe bağlı faktörler ya tek
başına kısırlık nedenidir ya da diğer nedenlere eşlik eder.
SPERM ÜRETİMİ
Testislerdeki (yumurtalıklar) ipliksi tübüllerde sperm üretimi
gerçekleşir.Sperm hücresi yaklaşık üç ay gibi bir sürede olgunlaşır.Sperm
hücresi baş,boyun ve kuyruk olmak üzere üç kısımdan oluşur.
MESA VE TESE UYGULAMALARI
Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu işlemler yaklaşık 30 ila 60 dakika
sürer. Bu işlemlerin erkek cinsel sağlığına hiç bir olumsuz etkisi yoktur.
Bu programa alınan erkek hastalar bir ürolog tarafından değerlendirilir ve
işlem hakkında bilgilendirilir. Menide hiç spermi bulunmayan vakaların yanı
sıra, menide normal yapıda spermi olmayan veya bulunan spermlerin hepsinin
ölü olduğu vakalar bu işlemler için aday olabilir.
MESA uygulamasında, kanalları tıkalı olan hastalarda sperm kanallarından bir
mikro cerrahi işlem ile sperm elde edilir.Elde edilen spermler elde edilir.
Elde edilen spermler ile mikroinjeksiyon tedavisi uygulanır.
TESE işleminde ise direk testisten (yumurtalıklardan) alınan küçük doku
örnekleri özel işlemlerden geçirilerek elde edilen spermler ile
mikroenjeksiyon yapılır.
MESA ve TESE uygulamaları menisinde ölü veya canlı hiç spermi olmayan,
siddetli erkek kısırlığı vakalarında seçilen tedavi yöntemleridir. MESA,
yumurtalık kanallarının tıkalı olduğu durumlarda uygulanır.TESE işlemi ise
sperm kanallarında tıkanıklık olmamasına rağmen,menisinde hiç spermi olmayan
hastalarda uygulanır.Bu hastalarda yumurtalıklarda sperm üretimi
yetersizdir.Bu yöntemler ile elde edilen spermler,yeteri sayıda ise çiftin
daha sonraki uygulamalarında kullanılmak üzere dondurularak saklanır.
Son yıllara dek klasik yöntemler ile çocuk sahibi olması mümkün olmayan bu
hastalar, günümüzde gelişmiş merkezlerde uygulanan bu yöntemler ile sağlıklı
çocuk sahibi olabilirler.
GIFT
GIFT, gametlerin (yumurta veya sperm) fallop tüplerine transferi anlamına
gelmektedir. Gamet, dişi veya erkeğin üreme hücresidir (yumurta veya sperm).
GIFT sırasında sperm ve yumurta biraraya getirilir ve fallop tüplerinden
birine veya her ikisine transfer edilir.
Döllenme fallop tüplerinde doğal üremedeki seyrini izler. GIFT'te tedavi
basamakları tüp bebek tedavisi gibi yumurtalıkları uyarmakla başlar.Tüp
bebekte elde edilen embriyolar 2-3 gün sonra rahime transfer edilir. GIFT'te
ise sperm ve yumurtalar fallop tüplerine nakledilir.GIFT için en uygun
adaylar, normal, sağlıklı fallop tüplerine sahip kadınlardır. Ayrıca
açıklanamayan kısırlık, hafif endometriozis, erkek faktörü, rahim boynuna
bağlı veya immünolojik nedenli inferilitede çiftler GIFT işlemi için aday
olabilirler.GIFT siklusu sırasında, fallop tüplerine yerleştirilmeyen ekstra
yumurta ve spermler vücut dışında döllenebilir ve sonraki bir tarihte
transfer edilmek üzere doldurulabilir.
Sperm özel yöntemler ile önceden hazırlanır. Gamet transferi için
sperm-yumurta birleşimi bir katetere konur ve laparoskop yoluyla fallop
tüplerine transfer edilir.
GIFT'te genellikle iki yumurta nakledilir.35 yaşını geçen kadınlarda çoğul
gebelik ihtimalini arttırmaksızın nakledilen yumurta sayısı arttırılabilir.
Gametler yalnızca fallop tüplerinin sağlıklı göründüğü durumlarda transfer
edilebilir. Doktorunuz, tüplerin sağlıksız olduğunu belirtmiş ise GIFT
yerine Tüp bebek yöntemi tavsiye edilebilir. Bu nedenle GIFT işlemi Tüp
bebek imkanı olan merkezlerde yapılmalıdır.
GIFT VE TÜP BEBEĞİN KARŞILAŞTIRILMASI
GIFT ve Tüp bebek arasında bir çok farklılık vardır. En önemlisi, GIFT için
sağlıklı fallop tüplerine gereksinim varken, Tüp bebek, hastalıklı tüplerde
veya fallop tüplerinin olmadığı durumlarda da uygulanabilir. GIFT'te gamet
nakli laparoskopik olarak yapılır. Gametleri, fallop tüplerine laparoskopi
olmaksızın transfer etmek için yeni GIFT teknikleri araştırma aşamasındadır.
Tüp bebek yönteminde döllenen yumurtalar vaginal yoldan rahime transfer
edilir ve laparoskopi gerekmez. GIFT yönteminde döllenme kesin değildir. Tüp
bebek ile döllenme, laboratuvar koşullarında gerçekleştiği için
kesinleştirmek mümkündür. Bu da genellikle erkek nedenli veya teşhis
edilemeyen infertilite durumlarında önemlidir.
TÜP BEBEK / GIFT'İN VARYASYONLARI
Yardımcı üreme tekniklerini araştırırken ZIFT, PROST ve TET gibi işlem
isimleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu teknikler GIFT'den ayrılırlar. GIFT'te
fallop tüplerinde gerçekleşen döllenme, yukarıda adı geçen işlemlerde
laboratuvar ortamında gerçekleşir. Kısırlık erkek faktörü kaynaklı ise
(örneğin spermin yumurtaya girememesi gibi) döllenmenin tespit edilmesi
yararlıdır. Bu işlemler Tüp bebek'den farklıdır, çünkü döllenmiş yumurta
rahim yerine fallop tüplerine nakledilir. Zygote İntrafallopian Transfer (ZIFT)
diğer bir ismi de PROST, yani pronuclear stage transfer'dir. Zigot hücre
bölünmesine girmemiş döllenmiş yumurtaya verilen isimdir.ZIFT yönteminde
yumurtalar transvaginal ultrason aspirasyonu yoluyla alınır ve bir
laboratuar kabında döllenir. Ertesi gün döllenen yumurtaların hücre bölünme
evreleri başlamadan fallop tüplerine nakledilir. Tubal Embriyo Transfer (TET),
daha gelişmiş embriyoların naklidir. TET'de 4-8 arası hücre evresine ulaşan
döllenmiş yumurta fallop tüplerine nakledilir. Bu işlem döllenmenin yaklaşık
24 saat sonrasında gerçekleştirilir. GIFT yerine TET veya ZIFT tercih
edilmesinin bir nedeni de, spermin yumurtayı dölleyip dölleyemeyeceğinin
belirlenmesidir. Tüp bebek yerine TET veya ZIFT kullanılmasının tercihi ise
bir merkezin aldığı sonuçlara ve deneyimlerine bağlıdır. Kadının yumurta
kalitesinin kötü olduğu durumlarda, döllenme ihtimali riske atılarak ZIFT
yöntemi tercih edilebilir. Daha önce başarısız bir GIFT deneyimi geçirmiş
hastalar ZIFT veya TET yönteminden yararlanabilirler. Ek süreçler nedeniyle
ZIFT veta TET, Tüp bebek veya GIFT'e oranla daha pahalıya mal olabilir.
EMBRİYO DONDURMA YÖNTEMİ
Mikroenjeksiyon ve tüp bebek yöntemi ile elde edilen fazla sayıdaki
embriyoların daha ilerideki uygulamalarda kullanılmak üzere dondurulması
işlemidir. Çeşitli kimyasalların yardımı ile dondurma işlemine dayanıklı
hale getirilen embriyolar, özel cihazlarda dondurulduktan sonra, sıvı
nitrojen içinde (-196 C'de) tekrar kullanılacağı zamana dek saklanır. Bu
embriyolar ileride kullanılmak istenildiğinde, yine özel kimyasallar yardımı
ile çözülür ve normal gelişimlerine devam eden embriyolar ana rahmine
transfer edilir.
Cryopreservation olarak adlandırılan dondurma işlemi spermlere de
uygulanabilir. Meniden MESA ile sperm kanallarından veya TESE işlemi ile
testislerden (yumurtalıklardan) elde edilen spermler, özel kimyasallar
yardımı ile dondurularak daha ilerideki uygulamalarda kullanılmak üzere
saklanır.
Sperm dondurma işlemi kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) veya
kemoterapi (ilaç tedavisi) gören hastaların ileride çocuk sahibi
olabilmelerine olanak tanır. Kemoterapide kullanılan ilaçlar ve ışın
tedavisi, erkeklerde sprem üretimini kalıcı olarak bozabilir. Özellikle genç
yaşta kanser tedavisi görmek zorunda olan erkeklerin, tedavi öncesinde
alınarak dondurulan spermler ile ileride çocuk sahibi olmaları mümkündür.
İNTRAUTERİN İNSEMİNASYON (AŞILAMA)
Aşılama olarak da bilinen intrauterin inseminasyon tedavisi çocuğu olmayan
çiftlere uygulanan en yaygın tedavilerden biridir. Aşılama tedavisi sperm
sayısı ve hareketliliği normalin altında olan hastalara uygulanır. Aşılama
tedavisi uygulanmadan önce erkekten alınan meni örneği sayı, hareket, yapı
ve antisperm antikorları yönünden detaylı olarak incelenir. Kadın eşin ise
tüplerinin açık olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir.Uygulamanın
yapılacağı gün erkekten alınan meni örneği sayı,hareket,yapı ve antisperm
antikorları yönünden detaylı olarak incelenir. Kadın eşin ise tüplerinin
açık olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Uygulamanın yapılacağı
gün erkekten alınan meni özel yöntemlerle hazırlanarak hareketliliği ve
yapısı iyi olan spermlerden enginleştirilir. Bu örnek özel katater aracılığı
ile anne adayının rahmine verilir. Düzenli adet gören, tüpleri açık olan,
endometriozis hastalığı olmayan ve 35 yaşın altında olan kadınlarda başarı
daha yüksektir. Aşılama ile gebelik şansı her uygulamada % 15-20
civarındadır.
Aşılama yönteminin bir variasyonu Fallop Tüpü Sperm Perfüzyon tekniğidir. Bu
işlemde, canlı ve dölleyebilir spermler aşılamada olduğu gibi ayrıştırılır
ve hazırlanan sperm solüsyonu aşılamadakinden daha yüksek hacimdedir. Rahim
boynu özel bir kateter ile geçilir ve katetrin balonu şişirilerek bir tıkaç
gibi şişirilerek rahim ağzı kapatılır ve sperm solüsyonunun geriye kaçışı
önlenir. Rahim içi sperm solüsyonu ile dolar ve spermler fallop tüplerine
hatta karın boşluğuna kadar ulaşır. Bu yöntemin başarısının aşılamadan daha
fazla olduğunu rapor eden çalışmalar vardır. İntraperitoneal inseminasyon
denilen diğer bir teknikte ise sperm solüsyonu direkt olarak karın boşluğuna
verilir. Bu işlem aynı zamanda aşılama ile birlikte de yapılabilir.
GEBELİK ORANLARI HAKKINDA
Gebelik oranları ve sağlıklı doğum oranları aynı anlama gelmezler.Gebelik
oranı canlı doğum oranına göre oldukça yüksek olabilir.Bazı merkezler
gebeliği,pozitif gebelik testi olarak tanımlarlar.Diğerleri de gebeliği
ultrasonda görülen gebelik kesesi olarak tanımlarlar.Biyokimyasal gebelikler
oldukça sık görülür.Bu tip gebelikler kan ve idrar tahlilleri ile doğrulanan
ancak ultrasonda gebelik kesesi veya embriyonun görülemediği
gebeliklerdir.Merkezler başarıyı farklı şekilde tanımlarlar. Pek çok çift
için başarı gebelik değil, sağlıklı bebektir. Bu teknikler sayesinde
kısırlığın tedavisi artık imkansız değildir. Sabır, olumlu yaklaşım ve uygun
tedavi ile şimdi pek çok kısır çift anne-baba olmanın mutluluğunu
yaşayabilir.
GENETİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ
Çiftler için çocuk sahibi olmaktan çok daha önemlisi sağlıklı çocuk sahibi
olabilmeleridir.Son yıllarda genetik hastalıkların tanı ve tedavisi alanında
bir çok gelişmeler olmuştur.Genetik hastalıkların en erken teşhisi
preimplanter genetik tanı (embriyo ana rahmine transfer edilmeden yapılan
genetik inceleme) ile mümkündür. Canlı bir bebeğin yaşamına hastalıklı
olduğundan dolayı kürtaj ile son verilmesi hem hekim hem de anne baba için
üzücü bir durumdur. Genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerin sağlıklı
bebek elde edebilmeleri için tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemi ile elde
edilen embriyolar genetik inceleme ile değerlendirilir ve sağlıklı olan
embriyolar seçilerek ana rahmine transfer edilir. Son yıllarda gelişmiş
merkezlerde genetik inceleme yapıldıktan sonra ana rahmine transfer edilen
embriyolar ile gebelikler elde edilmiştir. Preimplantar genetik tanı ile
bebeğin doğumdan itibaren veya ileride çıkabilecek hastalıklardan dolayı
kaybedilmesi önlenebilmekte ve genetik hastalık taşıyan ailelerde sağlıklı
çocuk sahibi olabilmektedir. |
|