| |
Önceden var olan sağlık problemleri
Gebeliğin 1. ve 2. üç aylık döneminde yorgunluk en sık görülen yakınmalardan
biridir. Hormonal değişikliklere bağlı kalbin iş yükü artar, bunun yanında
artan enerji ihtiyacı anne adayının kendini yorgun hissetmesine neden olur.
Bu dönemde vücudunuzun ihtiyacına göre yorgunluk hissettiğinizde yaptığınız
işe ara vererek dinlenin. Öğleden sonra 45 dakika kadar uyumaya çalışın.
Yorgunluk yakınmanız sizi çok rahatsız ederse hekiminize danışın.
Gebelik kadının vücudunda birçok değişimin meydana geldiği bir dönemdir.
Gebelik öncesinde kontrol altında olan birçok sağlık problemi gerekli
önlemler alınmazsa gebelik döneminde hem anne hem de bebeğin sağlığını
tehdit eder.
Sağlık problemi olan kadınlar hem jinekolog hem de takibinde oldukları
hekimin incelemesinden sonra gebeliğe karar vermelidir. Kronik hastalık
nedeni ile ilaç kullanan kadınların ilaç dozlarının gebeliğe göre
ayarlanması ve daha yakından takip edilmesi gerekir. Anne adayındaki sağlık
problemlerinin kontrol altında olması bebeğin sağlığı açısından çok
önemlidir.
HİPERTANSİYON
Kan basıncının yüksek olduğu durumlara verilen addır. Gebelik sırasında
hipertansiyon bebeğe yeteri kadar kan gitmesini ve bebeğin beslenmesini
engeller, annenin böbreklerine de zarar verebilir. Gebelik döneminde anne
adayının hipertansiyon için önceden kullanmakta olduğu ilaçlar
değiştirilebilir, idrar söktürücü ilaçların gebelikte kullanılması
sakıncalıdır.
GEBELİK VE KALP HASTALIKLARI
Gebelik kalbin iş yükü ve dolaşım üzerinde belirgin değişikliklere neden
olur. Yakın zamana kadar kalp hastalığı olan kadınlara hamile kalmamaları
önerilirdi. Fakat günümüzde kalp hastalığı olan bir çok kadın sağlıklı ve
güvenli bir gebelik geçirebilir. Kalp hastalığında gebe kalmak için belli
bir yaş limiti olmamakla birlikte, genellikle 35 yaş üzerindeki gebelikler
risklidir ve yakın klinik değerlendirme gerekir. Kalp hastalıkları genetik
geçişli değildir. Fakat ailesel yatkınlık söz konusudur. Bazı kalp
hastalıkları ise doğuştan mevcuttur. Kalp hastalığı olan gebeler,
kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı açısından yakın klinik takip altında
olmalılar. Çünkü kalp hastalığı olan anne adaylarında yüksek tansiyon,
beraberinde böbrek ve karaciğer fonksiyon bozulmaları görülebilir. Bunun
sonucunda dokuların beslenmesi ve oksijenlenmesi azalır. Sonuçta anne
sağlığı ve bebek gelişimi bozulabilir. Bazı kalp hastalıkları gebeler için
ciddi riskler taşır. Bu durumda anneliği planlayan kadınların mevcut kalp
sorunları giderilene kadar gebe kalmamaları önerilir. Çünkü kalp
hastalığından dolayı yaşamınız ne kadar kısıtlanırsa gebelikte sizin için o
denli riskli olur. Doktorunuzun sizin spesifik kalp sorununuz hakkında
deneyimli olması çok önemlidir. Gebeliğinizin sağlıklı bir şekilde
sonuçlanması için doktorunuzun, kardiyoloğunuzun ve anestezi uzmanının
koopere olmasına ihtiyaç vardır.
Bazı kalp hastalıkları gebeliğin vücut üzerindeki stresine bağlı olarak
ortaya çıkar. Bazı alışkanlıklarımız, diyet ve egzersiz alışkanlıklarımız
bunu etkileyebilir. Bu nedenle gebeliği planlayan anne adayları sigara ve
alkol kullanmaktan kaçınmalı, sağlıklı ve dengeli beslenmelidir. Kalp
hastalığı olan kadınlar gebelik döneminde egzersizden kaçınmalılar. Bu
durumda gelişigüzel yapılan egzersiz faydadan çok zarar getirebilir. Bunun
yanı sıra anemi veya hipertansiyon problemi olan gebelerin de ancak hekim
denetiminde egzersiz yapmaları gerekir.
 |
Gebelik mevcut kalp problemini nasıl etkiler?
Kalp üzerindeki yük gebeliğin ilk üç aylık döneminde dahi belirgin olarak
artar. Doğum sırasında, özellikle ıkınırken dolaşımda ani değişimler
olur. Doğumdan hemen sonra rahme giden kan azalacağından kalbe yönelen
kan yükü çok artar. Bunun yanı sıra gebelik endokardit olarak tanımlanan
ve kalp zarlarının, kapaklarının ve bölmelerinin mikrop kapması ile
karakterize olan ve hayatı tehtit eden klinik riskleri arttırır. Kalpte
doğumsal anomali olması veya kapaklarda yaraların bulunması mikropların
tutunmasını ve çoğalarak enfeksiyonu arttırmasını kolaylaştırır. Genel
olarak vücut direncinin düştüğü gebelik gibi bir durumda bu enfeksiyonun
vücuda yayılması kolaylaşır. Mikrobun kana karışma ihtimali doğum
sonrasında artar. Bu nedenle risk taşıyan vakalar doğum öncesinde ve
sonrasında antibiyotik tedavisine alınır. Bunun yanı sıra gebelikteki
hafif ritm bozuklukları çoğunlukla önemsizdir.
Kalp hastalığında önerilen bazı ilaçlar ve dozları gebelik sırasında
doktor tavsiyesi ile tekrar düzenlenir. Bu bebeğin sağlığı için
önemlidir. Bunun yanı sıra ilaçların dozları değişen dolaşım düzenine
göre tekrar ayarlanma ihtiyacı vardır. Kontrollerin daha sık yapılması ve
kalp durumundaki kötüleşmelerin erken teşhis edilmesi gerekir.
|
 |
Kalp hastalıkları gebeliği nasıl etkiler?
Gebelikte oluşan bazı fizyolojik değişiklikler kalp problemini etkiler.
Örneğin gebelikte artan kan hacmine bağlı doğal gelişen kansızlık mevcut
kalp hastalığını daha da kötüleştirir. Doğum ise yakın izlem isteyen bir
süreçtir. Bazı kalp hastalıklarında sürekli çekilen kalp grafileri
çekilmesinin yanı sıra kalp içi basınçların ölçülmesine de gerek duyulur.
Ağrı kesiciler doğum yapan anne adayının dolaşımı üzerindeki stresi
azaltmak için kullanılır. Bazen epidural anestezi (ağrısız doğum)
uygulanır. Doğum sırasındaki ıkınma süresini azaltmak için vakum ve
forseps gibi yardımcı müdahaleler yapılabilir. Kardiyovasküler sistemde
doğumdan sonrada ciddi değişiklikler olacağından, birkaç hafta yakın
klinik takip çok faydalıdır.
|
 |
Kalp hastalığı olan kadınlar doğum sonrası
bebeklerini emzirebilir mi?
Kalp hastalıklarında kullanılan bir çok ilacın emzirme üzerine olumsuz
bir etkisi yoktur. Bazen yeni doğan bebeklerin ilaçların muhtemel
etkilerinden ötürü takip edilmeleri gerekebilir. Sonuçta kalp
hastalığında doktor kontrolü ve önerisi ile bebek emzirmenin hiçbir
sakıncası olmayacaktır.
|
 |
Kalp kapağı hastalıkları
Kalp kapak hastalıkları çoğunlukla kalbin sol üst (odacık) ve alt
(karıncık) bölmeleri arasında olan mitral kapağın ters açılması (prolaps)
ve ters yöne kan kaçırması ile olur. Bu durumda sıklıkla ritm
bozuklukları görülür. Bu durumda kalbin dinlenmesi ve ultrasonografik
(ekokardiografi) incelemesi ile kesin tanı konabilir. Gebelik mitral
kapak prolapsını çoğunlukla olumsuz etkilemez. Hipertansiyon sık
rastlanan bulgular arasındadır. Fakat gebelik süresince gelişebilecek
yüksek tansiyon bulguları kötüleştirebilir. Hipertansiyonun ayrıca göz ve
böbrekler üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Mitral kapak prolapsı
vakalarında özellikle doğum sonrasında kalp enfeksiyonu riski yüksektir.
Doktorunuz sizin durumunuzdaki riskleri değerlendirerek antibiyotik
kullanımını önerebilir.
|
AKCiĞER HASTALIKLARI
Tüberküloz, astım gibi akciğer hastalıkları kontrol altında oldukları
taktirde gebeliğe zarar vermez.
Tüberküloz günümüzde nadir görülür, gebelik sırasında alınırsa gebeliğin
sonlandırılmasına gerek yoktur. Tüberküloz antibiyotikler ile tedavi
edilebilir.
 |
Astım;
Astım gebelik sırasında iyileşebilir, aynı kalabilir veya kötüleşebilir.
Her gebede değişik seyreder ve gebeliğin astımı nasıl etkileyeceğini
önceden bilmek mümkün değildir. Genellikle gebeliğe olumsuz etkisi
olamaz. Konjenital bozukluklarda artış olmaz ve bebeklerin birçoğu
sağlıklıdır. Bebekte ilk yılda astım gelişme olasılığı % 6 da sonraki
yıllarda gelişme olasılığı ise % 50'dir. Babasında da astım olan
bebeklerin %75'inde ileride astım gelişir.
Gebelik döneminde astım krizine neden olan maddelerden uzak durmak
gerekir. Tedavi için kullanılan birçok ilaç gebelik döneminde güvenlidir.
Gebelik döneminde alerji için uygulanan aşı tedavisine de devam
edilebilir. İlaç kullanırken bebeğinizi emzirmenizde herhangi bir sakınca
yoktur.
|
BÖBREK VE İDRAR YOLU HASTALIKLARI
İlk üç aylık dönemde böbreklerin fonksiyonu % 50 artar ve gebelik sonuna dek
böbrekler fazla çalışmaya devam eder. Gebelik döneminde idrar yollarına ait
en önemli ve en sık görülen problem enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar erken
doğuma neden olabilir ve erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek böbreklere
zarar verebilir. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınların gebelik
öncesinde incelenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Böbrek taşı olan gebelerde
enfeksiyon daha sık görülür. Gebelik döneminde ağır böbrek hastalığı olan
anne adaylarında hipertansiyon, bebeklerde ise erken doğum ve büyüme
geriliği görülebilir. Gebelik öncesi sağlık kontrollerinde mutlaka idrar
incelemesi yapılmadır. Dialize girmek zorunda olan anne adaylarının, gebelik
süresince dialize girme sıklığı artabilir.
Böbrek transplantasyonu geçirmiş kadınlarda gebelik döneminde pre-eklempsi
(gebelik zehirlenmesi) görülme ihtimali %33' tür. Bu gebelerde erken doğum
ihtimali artar ve bebeklerde gelişme geriliği görülür. Bu gebeler çok yakın
takip edilmeli ve gerekirse gebelik dönemini hastanede geçirmelidir.
GASTROİNTESTİNAL SİSTEM HASTALIKLARI
Mide barsak sistemine ait problemler de gebeliği etkileyebilir.
 |
Peptik Ülser;
Mide, onikiparmak barsağı ve yemek borusunda görülen ve mide asidinin
artmasına bağlı oluşan bu yaralar gebelik döneminde iyileşme eğilimi
gösterir. Gebelik döneminde antiasit kullanımının güvenli olduğu
düşünülür.
|
 |
Ülseratif Kolit;
Kalın barsağın iltihabi bir hastalığı olan bu durum kadınlarda daha fazla
görülür. Karın ağrısı, ishal, kilo kaybı, ateş ve kansızlığa yol açan
ataklar görülür. Gebelik iyileşme döneminde elde edilmişse hastaların
%50-70'inde gebelik döneminde atak görülmez.
|
KARACiĞER HASTALIKLARI
Karaciğer vücudun en kompleks organlarından biridir. Tüm metabolik ve
kimyasal fonksiyonlar için gerekli olan bu organ besinlerin sindirilmesinin
yanında ilaç, alkol, kimyasal maddeler ve benzeri zehirli maddelerin
temizlenmesinde rol oynar. Gebelik öncesinde veya önceki gebelikler
sırasında karaciğer fonksiyonlarında bozukluk olan anne adaylarının detaylı
olarak incelenmesi gerekir.
ENDOKRiNOLOJiK HASTALIKLAR
 |
Şeker Hastalığı
Şeker hastalığı olan kadınların gebelikten 2 ay öncesinden itibaren kan
şekerinin kontrol altında olması gerekir. Şeker hastası olan birçok kişi
hastalığının farkında olmadığı için tüm anne adaylarının şeker hastalığı
yönünden incelenmesi gerekir. Gebeliğin ilk 8 haftasında bebeğin
organlarının geliştiği dönemde kan şekerinin kontrol altında olması çok
önemlidir. Gebelik döneminde insülin kullanan anne adaylarında insülin
dozunun ayarlanması ve bu gebelerin daha sık kontrol edilmeleri gerekir.
|
 |
Tiroid Bezi Hastalıkları
Boyundaki bu bez vücudumuzdaki metabolik olayları kontrol eder. Tiroid
bezinin çalışması ile ilgili problemler üreme sağlığını direkt olarak
etkiler. Tiroid bezi hastalıkları gebe kalmayı güçleştirdiği gibi düşüğe
ve erken doğuma da neden olabilir. Gebelik öncesi tiroid hormon düzeyleri
belirlenerek problem varsa tedavi edilmesi gerekir.
|
KAN HASTALIKLARI
Anemi (kansızlık) kadınlarda sık görülür ve yorgunluk, çarpıntı, nefes
darlığı, solukluk gibi yakınmalara yol açar. Gebelik öncesi dönemde kan
sayımı yapılarak aneminin varlığı belirlenmeli ve mutlaka tedavi
edilmelidir. Gebelik sırasında demir ve folik asit ihtiyacı arttığından bu
maddeler yeteri kadar alınmazsa anemi görülür. Gebelikten önce anemi varsa
gebelik süresince daha da derinleşir. Özellikle Akdeniz Anemisi gibi
kalıtsal kan hastalığı olan anne adaylarının gebeliğe karar vermeden önce
gerekli incelemelerden geçerek genetik danışmanlık alması gerekir.
Pıhtılaşma ile ilgili kan hastalığı olan kadınlar da gebelik ve doğum
sırasında kanama yönünden çok dikkatli izlenerek takip edilmelidir.
NÖROLOJİK HASTALIKLAR
 |
Epilepsi (Sara);
Bu hastalarda genellikle gebelik döneminde nöbet sıklığı artar.
Hastalığın durumuna göre gebelikte seçilecek ilaçlar ve dozlar
ayarlanmalıdır. Kontrol altında olmayan hastalarda nöbetler sırasında
gebenin ve bebeğin oksijenlenmesi bozulur.
|
 |
Migren ;
Damarların genişlemesine bağlı görülen baş ağrıları kadınlarda çok sık
görülür. Özellikle menstruasyon sırasında görülen migren baş ağrıları
olan kadınlarda gebelik döneminde başağrıları düzelebilir. Migren
ağrısını arttıran gıdalardan uzak durulmalıdır.
|
 |
Multiple Skleroz (MS) ;
Vücuttaki sinirleri kaplayan myelin adı verilen maddenin bozulması ile
karakterize bir hastalık olan MS gebelik elde edilmesini veya gebeliğin
devamını güçleştirmez. Bu hastalığı olan gebelerin %25'inde gebelik
sırasında veya doğumdan sonra bir atak görülebilir.
|
KANSER
Hangi organ sisteminin tutulduğu, görülen tedavinin cinsi ve tedavinin
sonucuna göre elde edilecek gebelik etkilenir. Bütün kanserlerin
tedavisinden sonra, gebelik düşünüldüğü zaman kansere ve diğer organlara
yayılımına yönelik tüm testlerin yapılması gerekir.
 |
Meme Kanseri;
Meme kanseri nedeni ile tedavi görmüş birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi
olabilir.Tedavi tamamlandiktan 3-5 yıl sonra gebelik düşünülmesi dogru
bir yaklaşım olur, çünkü meme kanserine bağli metastaz (yayılma) en sık
bu dönemde görülür. Gebelik öncesinde mutlaka mamografi çekilmesi ve
metastaz yönünden gerekli incelemelerin yapılması gerekir.
|
 |
Hodgkin Hastalığı;
Hodgkin hastalığı lenf bezlerinin kanseridir. Genç yaştaki kadınlarda
görülür. Hastalık tedavi sonrasında en çok ilk iki yıl içinde
tekrarladığı için gebelik elde edilmeden önce en az iki yıl
beklenmelidir. Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar yumurtalık
fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
|
BAĞ DOKUSU HASTALIKLARI
Bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı ortaya çıkan bu hastalıklar
kadınları daha fazla etkiler. Lupus hastalığı (SLE), skleroderma, romatoid
artrit gibi bağ dokusu hastalıkları bağışıklık sistemindeki bozukluklara
bağlı olarak ortaya çıkar.
 |
Lupus;
Bu hastalık gebeliği değişik şekillerde etkiler. Lupus hastalığı olan
kadınlarda gebelik elde edilmesinde bir güçlük olmamasına rağmen elde
edilen gebeliklerin %23-40'ı düşükle sonlanır. Erken doğum ve ölü doğum
da bu gebelerde daha fazla görülür. Böbrek tutulumu olan lupus hastaları
remisyon (iyileşme) döneminde gebe kaldıkları taktirde bebekleri daha az
etkilenir. Lupus hastalığı olan gebelerin bebeklerinde kalpte ileti
bozuklukları, vücutta döküntü ve büyüme geriliği görülür. Romatizmal
hastalığı olan, fazla sayıda düşük yapmış veya önceden kalpte ileti
problemi olan bebek dünyaya getirmiş kadınlarda mutlaka lupus
antikorlarına bakılmalıdır. Gebelik döneminde steroid kullanımına devam
edebilir fakat lupus tedavisinin gebelik döneminde tekrar düzenlenmesi
gerekir.
|
 |
Romatoid artrit (romatizma) ;
Özellikle 30-40 yaşlarındaki kadınlarda görülen bu hastalık eklemlerde
şişlik, kızarıklık, ağrı ve hareket güçlüğüne neden olur. Eklemler
dışında gözler, kaslar, akciğerler, kalp ve vücuttaki zarlar da
etkilenebilir. Gebelik döneminde bu hastalıkta iyileşme görülür. Doğumdan
sonra vakaların %25'inde hastalık alevlenir. Romatoid artritin gebeliğe
olumsuz etkisi yoktur fakat gebe kalmadan önce tedavinin tekrar
düzenlenmesi gerekir.
|
DÜŞÜK veya DOĞUM DEFEKTİNE NEDEN OLAN ENFEKSİYONLAR
Birçok enfeksiyonun kongenital anomaliler ve düşüğe neden olduğu bilinir.
 |
Kızamıkçık;
Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %5-10'u kızamıkçık
enfeksiyonuna karşı bağışıklık kazanmamıştır. Çocukluğunuzda kızamıkçık
geçirip geçirmediğinizi hatırlamaya çalışmaktansa kanda antikor testi
yapılarak bağışıklık durumunuz kesin olarak belirlenmelidir. Kızamıkçık
en çok belirtileri ortaya çıkmadan bir hafta öncesindeki dönemde bulaşır.
Eğer işiniz çocuklarla ilgiliyse veya bir sağlık kuruluşunda
çalışıyorsanız kızamıkçık virusu ile karşılaşma ihtimaliniz yüksektir.
Gebelik öncesinde bağışıklık durumunun belirlenerek gebelikten en az 3 ay
önce aşı yapılması gerekir. Gebelik sırasında kızamıkçık geçirilmesi
düşük ve ölü doğum olasılığını arttırır. Bebekte sağırlık, göz
hastalıkları, deri hastalıkları, mental retardasyon (zeka geriliği) ve
büyüme geriliği gibi kalıcı doğumsal anomalilere neden olabilir.
Doğurganlık çağındaki tüm kadınların bağışıklık durumunun belirlenerek
bağışık olmayanlara gebelik elde edilmeden en az 3 ay önce aşı
yapılmalıdır.
|
 |
Kızamık;
Gebelik sırasında anne adayı kızamık geçirirse yeni doğanda doğumsal
anomali riski artar. Bağışıklık durumunuz belirlenerek gebelikten üç ay
önce aşı yapılması gerekir.
|
 |
Kabakulak;
Kabakulak, boyun bölgesindeki tükürük bezlerine etki eden yaygın bir
viral enfeksiyondur. Yetişkin çağda geçirildiğinde tehlikeli olabilir,
gebeliğin ilk üç aylık döneminde geçirilirse düşük ihtimali artar.
Kabakulak enfeksiyonuna karşı bağışık değilseniz gebelik elde edilmeden
en az 3 ay önce aşı yaptırmanız gerekir.
|
 |
Suçiçeği;
Suçiçeğine yol açan virus herpes (uçuk) virusları ailesindendir. Gebelik
sırasında geçirilirse gelişmekte olan bebeğe zarar verebilen bir
enfeksiyondur. Anne adayında gebeliğinin 16. haftasından önce enfeksiyon
görülmesi bebekte gelişme geriliğine, kol ve bacak deformitelerine, göz
bozukluklarına ve beyin gelişiminin yavaşlamasına neden olur. Önceden
enfeksiyonu geçirip geçirmediğiniz belirlenerek gerekirse aşılanmanız
önerilir.
|
GEBELİKTE İMMUNİZASYON
Gebelik sırasında geçirilen bulaşıcı hastalıklar hem anne hem de bebek için
tehlikeli olabilir. Özellikle gebeliğin ilk haftalarında geçirilen bazı
hastalıklar düşük veya doğumsal defektlere neden olabilir. Bakteriyel ve
viral enfeksiyonlar annede herhangi bir yakınmaya neden olmasa bile embryoya
zarar verebilir. Birçok aşı az miktarda canlı mikroorganizma içerir. Aşılar
enjekte edildiğinde vücutta içerdikleri mikroorganizmalara karşı bağışıklık
gelişmesini sağlar ve ileride aynı mikroorganizma ile karşılaşıldığında
enfeksiyon çok hafif atlatılır. Canlı aşılar bebeği enfekte edebilir, bu
nedenle gebelik döneminde bu aşılar yapılmaz. Enfeksiyon hastalıkları
gebeliğin ilk döneminde geçirildiğinde gebeliğin düşükle sonlanmasına veya
bebekte doğumsal defektlerin gelişmesine neden olabilir. Bu enfeksiyonları
önlemeye yönelik tedbirlerin gebelik öncesinde alınması ve gebeliğin
başlangıcından önce anne adayının bağışıklık durumunun incelenmesi gerekir.
Anne adayının jinekolojik hastalıkları
Geçirilmiş jinekolojik operasyonlar
Daha önceden yaşanmış gebelikler |
|