| |
Kur davranışları
İnsanların
belirli bir zamanda cinselliği düşünmelerine sebep olan nedir? Bir kadın ve
bir erkek tanışır ve hiç bir şey olmaz, buna karşılık bir başka kadınla bir
erkek tanışır ve birden şimşekler çakar. Desmond Morris'e göre cinsellik,
cinsiyeti belirleyici işaretler tarafından harekete geçirilir. Cinsiyeti
belirleyici işaretler ise, karşıdakinin kişi olarak değil, kadın veya erkek
olarak cinsiyet özelliklerinin vurgulanmasıdır. Cinsiyet farklılığını
belirten her özellik dikkatimizi çeker. Kadınlarda bacaklar, göğüsler,
yuvarlak kalçalar; erkeklerde geniş omuzlar, düz kalçalar ilk fark
edilenlerdir. Daha sonra moda tarafından etkilenen giyim ve saç modeli
gelir, kadınlarda makyaj cinsiyet özelliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Hayvan davranışlarını inceleyen zoologlar, dişi ve erkek hayvanların
birbirleriyle ilişkiye geçmeden önce bir dizi kur yapma davranışı
sergilediklerini ortaya koymuşlardır. Hayvanlar arasındaki kur yapma
davranışlarının bazıları aşikar, bazıları da oldukça dolaylı ve
örtüktür.Hayvanlar ses çıkartarak, tüylerini kabartarak ve sürtünmek,
yaklaşmak gibi çeşitli hareketler yaparak karşı cinsten olanın dikkatini
çekerler. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalar, belirli bedensel
özelliklerin hangi sebeple dikkatimizi çektiğini henüz ortaya koyamamıştır.
İlgimizi çeken kişinin bedensel özellikleri belki bizi etkileyen önemli
birine (anne-baba), belki hayalimizde yaşattığımız toplumsal güzellik
idealine, belki bizde cinselliği çağrıştıran belirli bir imaja benzeyebilir.
Genel olarak yaygın inanç erkeklerin kur yapma eğilimlerinin daha fazla
olduğudur. Oysa yapılan araştırmalar, tıpkı hayvanlar aleminde olduğu gibi
insanlarda da çıkış noktasının kadınlar olduğunu ortaya koymuştur.
Muhtemelen bu yüzden kadınlar kur yapma davranışları konusunda, erkeklerden
çok daha fazla duyarlıdırlar. Bu özellikleri kadınlara kur yapma
davranışlarını daha bilinçli düzenleme ve karşıdan gelenleri de algılama
imkanı verir. Belki de bu sebeple, yabancı bir topluluk içine partneri ile
giren kadın, kendisi için hangi kadının tehdit edici olduğunu, erkeğin o
kadınla arasında bir sempati köprüsü kurulmasından çok daha önce fark eder.
Kur yapma davranışı beraberliği mutlaka cinselliğe kadar götürmek amacını
taşımayabilir. Ancak kabul etmek gerekir ki, müdürle sekreteri arasında veya
bir kadın yönetici ile erkek yardımcısı arasında olduğu gibi, bütünüyle
sosyal alanda kalsa bile, bu davranışlar bir ilgi belirtisidir. Kadınların
kur yapma davranışlarında yer alan işaretler, erkeklerden çok daha fazladır.
Bazı kur yapma davranışları açık ve belirli olduğu gibi, bazıları da
kesinlikle farkına varılmadan verilen silik, belirsiz veya örtük
işaretlerdir. Yapılan araştırmalar, cinsel olarak bir işaret alan erkek ve
kadının göz bebeklerinin büyüdüğünü ortaya koymuştur. Ne yazık ki, bu kolay
algılanabilir bir ipucu değildir. Erkek ve kadınlara özgü ortak bir kur
davranışı, kas geriniminin artması, beden duruşunun dik bir duruma
getirilmesidir. Bu sırada karın içeri çekilir, göğüs öne çıkartılır ve baş
dik tutulur. Kadın ve erkek böylece kendilerine olduklarından daha genç ve
enerjik bir görünüm vermiş olurlar. İlgi duyulan kişiye omuz üzerinden
yöneltilen yan bakış çok önemli bir işaret ve kur davranışıdır. Böylece kişi
yüzü doğrudan ilgi duyduğu kişiye dönük olmadığı için çevredekilerin fazla
dikkatini çekmeden onu izleyebilir. Bir insanın üzerindeki bir bakışı
hissetmemesi çok uzak bir ihtimaldir. Bu sebeple izlenen kişi ya bakışlara
bakışla karşılık verir veya kayıtsız kalır. Omuz üzerinden hafif yan bakışın
kişiye sağladığı avantaj, karşılık gördüğü takdirde yakınlaşma çabalarını
geliştirmesi, karşılık görmediği takdirde de gururu zedelenmeden ilgisini
başka bir tarafa yöneltmesidir. Yine her iki cinsiyete de özgü kur davranışı
kişinin kendisine çeki-düzen vermesidir. Çeki-düzen verme davranışı,
cinsiyetlere göre farklı biçimlerde ortaya çıkar.
 |
Erkeklere özgü kur davranışları
Bir erkeğin kendisine çeki-düzen vermek konusunda temel davranışı,
kravatını düzeltmesidir. Erkek kravat takmıyorsa yakasını düzeltir. Erkeğe
özgü diğer çeki-düzen verme davranışları gömleğini, pantolonunu ve
kemerini düzeltmektir. Bu hareketlerle birlikte erkekler çoğunlukla
saçlarını -varsa bıyıklarını- düzeltirler. Bu çeki düzen verme davranışını
uzun süren bir bakış ve hafif bir gülümseme izler. Bedenin merkezi (göğüs)
ve ayak uçları ilgi duyulan kişiye döner. Baş yukarı doğru kalkarken,
hafifçe yana doğru eğilir. Erkek ayaktaysa, biraz önce anlatılan dik beden
duruşuna içeri çekilmiş mide, dışarı çıkartılmış göğüs eşlik eder. Bundan
sonra erkek sosyokültürel konumuna göre ellerini kalçasına koymak,
başparmaklarını kemerine takmak veya ellerini pantolonun yan veya arka
ceplerine sokmak seçeneklerinden bir veya ikisini seçebilir. Bu
davranışların hepsi erkeğin bedeninin sınırlarını genişleterek, kendisini
güçlü gösterme ihtiyacından kaynaklanır.Erkeğin bacaklarını açarak
oturması , kendini ve cinselliğini sergileme işaretidir. Böyle oturan bir
erkek kendisine ve gücüne aşırı bir güven içindedir, bunu dış dünyaya
teşhir ederek bir davet ve meydan okuma işareti vermektedir. Erkeğin ilgi
duyduğu kadına yan bakması, beyaz perdede oldukça abartılı bir biçimde
Clark Gable tarafından kullanıldığı için, Clark çekmek olarak
adlandırılmıştır.
|
 |
Kadınlara özgü kur davranışları
Kadınların da erkeklerle ortak bazı kur davranışlarına sahip olduklarını
söylemiştik. Bunlar omuz üzerinden yan bakmak, saçları düzeltmek,
kıyafetine çeki-düzen vermek, beden duruşunu dik duruma getirmek için
mideyi içeri çekmek, göğüsleri öne çıkartmaktır. Bir veya iki elin kalçada
durması da, meydan okuyucu ve kadının kendisini ortaya koyduğu bir
davranıştır.Uzun süreli göz temasının en temel kur davranışı olduğunu
biliyoruz. Bazı kadınlarda buna yanaklarda beliren hafif bir kızarma eşlik
eder. Yanaklardaki bu kızarma bir heyecan belirtisidir.Kadınların kur
davranışlarından biri, başın kısa ve ani bir hareketle geriye hareket
ettirilmesi sırasında saçların arkaya atılmasıdır.Kadını karakterize eden
temel jestlerin en başında bileğin bükülerek avuç içinin gösterilmesi
gelir. Erkekler bileklerini düz tutarlar, bu sebeple bir erkeğin bileğini
bükerek avuç içini açığa çıkartması, kadınsı bir davranış olarak
yorumlanır. Erkek kravatını düzeltirken, kadın elini bileğinden bükerek
avuç içini ortaya koymuş, bedeni ve bakışlarıyla da erkeğe yönelmiştir. Bu
iki kişi, kendilerine çok yakın olduğu halde, aralarındaki üçüncü kişiyi
bütünüyle dışlamışlardır.Kadınlar özellikle sigarayı avuç içlerini
gösterecek şekilde içerek, kadınca görünüşlerinin etkisini güçlendirirler.
Kırıtarak yürümek, çevredeki ilginin kadının en erotik bölgelerinden biri
olan kalçalarında toplanmasına sebep olur. Bu sebeple kadının kırıtması
çevredeki erkekler tarafından bir davet olarak yorumlanır.Omuz üzerinden
hafif yan bakış, birçok filmde cinsel çekiciliğini sergileyen kadın oyuncu
tarafından erkeği baştan çıkartmak için kullanılır. Gerçekten de omzu
üzerinden hafif kısık gözlerle bakan bir kadın birçok erkeğin yüreğinde
ateşler yakabilir. Eğer kadın omuzları açık bırakan bir elbise giyiyorsa,
bu bakışın etkisi daha da artar. Filmlerde cinsel çekiciliklerini
sergileyen kadın oyuncularda ve erkek okurlara yönelik olarak hazırlanan
dergilerde sık rastlanan bir işaret de hafif aralık ve nemli dudaklardır.
Dudaklar ya dille ıslatılarak ya da ruj gibi sürülen parlatıcılarla nemli
hale getirilerek ilgi merkezi yapılır. Uyarılan kadının cinsel
bölgelerinde kan toplanarak kızarmaya sebep olur. Kadınların ruj sürerek
dudaklarını kızartmalarının temelinde yatan gerçeğin bu olduğunu hemen
hemen hiçbir kadın bilmemesine rağmen, İslamiyet in getirdiği kısıtlamaya
uyanlar hariç, bütün kadınlar ruj sürerler. Kadına kadınca özelliğini
veren, bunu çevresine karşı çeşitli nüanslarda kullanma imkanını sağlayan
temel davranışlardan biri ayak ayak üstüne atmaktır. Erkeklerin
bacaklarının çoğunlukla açık oluşu, cinsel bölgelerini teşhirden,
kadınların bacaklarının çoğunlukla kapalı o1uşu cinsel bölgelerini koruma
ihtiyacından kaynaklanır. Bacakları açık tutmak erkeklerde meydan okumak,
üstünlük, sınırlarını genişletmek, kendini kabul ettirme isteğidir.
Kadınlarda ise bacakların açık tutulmasını, dış dünyaya yansıyan bir davet
işareti olarak yorumlayanlar çoğunluktadır.
Hiç şüphesiz pantolon giymek kadınlara önemli ölçüde hareket serbestliği
sağlamış olsa bile, etek giyen bir kadının bacaklarını kullanma biçimi
onun cinsellik konusundaki rahatlık ve tabulara bağlılık derecesini ortaya
koymak açısından çok önemli bir işarettir. Bir bacağın alta alınarak ve
dizin açıkta kalarak oturulması, kadının rahatlık ve güvenini yansıtır. Bu
oturma biçimi karşı tarafı da rahatlığa ve formalitelere boş vermeye
davettir. Sosyokültürel olarak üst sınıfta ender rastlanan bir
davranıştır. Kadının bacak bacak üstüne atmış olarak bir ayakkabısını
ayağından çıkartarak, parmak ucunda sallaması yine çok rahat ve erkeği
baştan çıkartmaya yönelik bir jest olarak kabul edilir. Bu davranışta
ayrıca ayağın erotik bir obje olarak teşhiri söz konusudur. Kadınların
yine ilgiyi üzerlerine toplamak için bilinçli olarak uyguladıkları bir
başka jest, bacak bacak üzerine atarak, bacakları paralel olarak bir yana
uzatmalarıdır. Birbirine paralel olan bacaklar beden ağırlığını
taşımadıkları için, kadın dik olarak oturmak durumunda kalır. Bu oturma
kadının bütün çekiciliğini ortaya koyan çarpıcı bir görünüştür.
Bacaklarını büyük ölçüde ortada bırakacak şekilde kısa etek giyen bazı
kadınlar bir rahatsızlık yaşarlar ve sık sık eteklerini çekiştirirler. Bu
şekilde giyinen kadınlar böyle bir etek giyildiği zaman ortaya çıkacak
görüntünün erkeklerin ilgisini çekeceğini bilirler ve seçimlerini bu
ilgiyi sağlamak için yaparlar. Ancak bu ilginin aşikar olarak ortaya
çıkması onlarda rahatsızlık yaratır. Kısa etek giymek, sonra da sık sık
etek çekmek cinsel açıdan olgunlaşmamışlığın belirtisidir ve alt
sosyokültürel düzeye ait bir davranıştır. Bu sebeple kısa etek giymek
isteyenlerin konunun bu yönüne dikkat etmeleri ve çevreye kendileriyle
ilgili verdikleri mesajın farkında olmaları doğru olur. Kadının elinde
yuvarlak, uzun, silindir biçiminde bir obje bulunması, Freudcu psikologlar
tarafından kadının zihninde daha farklı bir objenin varlığı olarak
yorumlanır. Eğer kadın elini ayaklı bir şarap bardağının uzun sapı boyunca
ritmik olarak gezdiriyorsa, bu kanaat güçlenir. Özellikle kadının ağzına
götürdüğü silindirik objelerle uzun süreli temasları bu yönde
değerlendirilir.
Bazı modellerin veya cinselliğini sergileyen artistlerin bu yorumu haklı
çıkartacak aşırı vurgulamaları olur. Bu amaçla kullanılan objeler arasında
ilk akla gelenler sigara, ruj ve kalemdir.
|
 |
Cinsel sahiplenme
Bir topluluk içine beraberce giren kadın ve erkek, topluluktaki diğer
kişilerin ilgisiyle karşılaşır. Partnerine gösterilen ilginin sosyal ilgi
sınırlarını zorlaması, kişide bir rahatsızlık yaratır ve çevredekilerde
Onun sahibi benim imajını yaratacak bazı hareketler yapmasına sebep olur.
Erkek başkaları ile konuşurken onun yanına giderek kravatını düzelten ,
ceketinin üzerinden hayali bir iplik alan veya tozları silken kadın
çevredekilere böyle bir işaret vermek amacını taşımaktadır.Benzer şekilde
erkeğin kadına sarılması, elini onun bedeni üzerinde tutması, onunla
aşikar bir temas içinde olması da çevredeki insanlara sahipliğini gösteren
işaretlerdir.
|
 |
Cinsel ilgi aşamaları
Cinsel açıdan ilgi duyduğu birisiyle karşılaşan kişinin davranışları üç
aşamadan geçer. İlk tepki uzun süreli göz temasıdır. Karşıdaki kişinin
bakışlara karşılık verdiği düşünülürse, bunu bedensel olarak daha yakına
gelme davranışı izler. Bundan sonra üçüncü aşamada kişi hoşlandığı kimseye
dokunmaya teşebbüs eder. Bu davranış çok kısa süreli, tesadüf görünüşlü,
masum temaslardan cinsel birleşmeye kadar uzanan geniş bir yelpazeye
yayılır. C.M. Tramitz kısa bir süre önce tamamladığı 7 yıllık
araştırmasının sonunda iki cinsiyet arasındaki yakınlaşmayı belirleyen
sürenin ilk 30 saniye olduğunu söylemektedir. Bir başka psikolog K.Grammer
e göre bu süre 10 dakikaya kadar çıkabilmektedir.
 |
Cinsel ilgide ilk dakikaların önemi
Bir kadın ve bir erkek büyük çoğunlukla birlikte olup olmayacaklarına
Tramitz e göre ilk 30 saniyede, Grammer e göre ise ilk 10 dakikada karar
vermektedirler. Hiç şüphesiz bunun dışında kalan birçok ilişki vardır.
İlk bakışta çok çekici gelen, yakınlaştıkça yavan bulunabilir; ilk
bakışta hiç çekici gelmeyen yakınlaştıkça çekicilik ve değer
kazanabilir. Ancak kadın-erkek ilişkilerinde büyük çoğunluk, kararını
iletişimin ilk kurulduğu saniyeler veya dakikalar içinde vermektedir.
İletişimin kurulduğu ilk dakikalar içinde kadın ve erkek karşısındaki
kişiyle ilişkisini derinleştirmeye değer olup olmadığına karar verir ve
karşıdan gelen işaretleri beklemeye başlar. Bu işaretler de olumluysa,
kadın ve erkek birbirlerine olan ilgilerini biraz daha açık olarak
ortaya koyarlar ve ilişkilerini geliştirmek için yeni adımlar atarlar.
Araştırmaların ortaya koyduğu ilginç bulgulardan biri, insanları cinsel
yönden harekete geçiren temel faktörün güzellik olmasıdır. Bu sebeple
güzellerin daha aranır ve izlenir olmalarını ve ısrarla karşılaşmalarını
doğal görmek gerekir. Buna karşılık daha az güzel olanların, karşı
cinsiyetten ilgi görebilmek için, kendilerinin aktif olmaları ve
toplumsal olarak kabul görecek özellikler geliştirmeleri gerekmektedir.
Karşı cinsiyetten olan insanlarla ilişki kurmakta başarılı olanların
temel özellikleri kur yapma işaretlerini başarılı bir şekilde
göndermeleri ve gönderilen işaretleri de başarılı bir şekilde
algılamalarıdır.
|
|
|
|