|
|
|
|
| |
|
|
| |
El ve kol hareketleri
El ve kol hareketleri
 |
Elleri ovuşturmak
Geçenlerde yakın bir arkadaşımız gideceğimiz bir kayak tatilinin
ayrıntılarını tartışmak üzere bize geldi. Konuşmamız sırasında birdenbire
arkadaşımız sandalyesinde dikleşti, geniş bir gülümsemeyle ellerini
ovuşturdu ve Beklemeye dayanamayacağım! dedi. Sözel olmayan mesajlarıyla
bize gezinin çok başarılı olmasını umduğunu iletmişti.Ellerini ovuşturmak
insanların olumlu beklentilerini ilettikleri sözel olmayan yollardan
biridir. Zar atan kazanma umudunu göstermek için zarı ellerinin arasında
ovuşturur, tören düzenleyici ellerini ovuşturarak izleyicilere bir sonraki
konuşmacıyı dinlemeyi uzun süredir istiyorduk der ve heyecanla pazarlamacı
satış müdürünün odasına dalar ve ellerini ovuşturarak büyük bir sipariş
aldık, patron! der. Ancak, akşamın sonunda ellerini ovuşturarak masanıza
gelen ve başka bir arzunuz var mı? diye soran garson, sözel olmayan
yollarla size bahşiş beklediğini bildirmektedir. Kişinin ellerini
ovuşturma hızı beklenen olumlu sonuçların kimin yararına olacağını
düşündüğünü gösterir. Örneğin, bir ev almak istediğinizi ve emlakçıya
gittiğinizi varsayalım. Nasıl bir ev istediğinizi dinledikten sonra
emlakçı ellerini hızlı hızlı ovuşturarak Tam size göre yerim var! der.
Emlakçı sonucun sizin için olumlu olmasını beklediğini göstermiştir. Ama
eğer ellerini yavaş yavaş ovuşturarak sizin için ideal evi bildiğini
söyleseydi kendinizi nasıl hissederdiniz? Bu durumda büyük olasılıkla
üçkağıtçı veya çıkarcı birisi gibi görünecek ve sonuçların sizden çok onun
iyiliğine olacağı hissine kapılacaktınız. Pazarlamacılara müşterilerine
ürün veya hizmet tanıtımı yaparken ellerini ovuşturacak olurlarsa alıcının
savunmaya geçmemesi için hareketi hızlı hızlı yapmaları söylenir. Öte
yandan alıcı ellerini ovuşturarak pazarlamacıya neleriniz var bir bakalım?
derse bu alıcının iyi bir şey görmeyi umduğu ve satın alma olasılığının
yüksek olduğu anlamına gelir. Küçük bir uyarı: otobüs durağında soğuk bir
kış günü beklerken ellerini ovuşturan birisi büyük olasılıkla bunu otobüs
beklediğinden yapmıyordur. Sadece elleri üşümüştür!
|
 |
Başparmağın parmağa sürtülmesi
Başparmağın parmak uçlarına veya işaret parmağına sürtülmesi genellikle
bir para bekleme hareketi olarak kullanılır. Genellikle başparmaklarını
parmaklarına sürterek müşterilerine Size %40 indirim öneriyorum diyen
satıcılar veya başparmağını işaret parmağına sürterek arkadaşına Bana on
milyon borç ver diyen birisi tarafından kullanılır. Bu hareketin
profesyonel birisi tarafından müşterileriyle ilişki sırasında
kullanılmaması gerektiği açıktır.
|
 |
Kenetlenmiş eller
Bu hareketi kullanan kişiler genellikle gülümseyip mutlu göründüklerinden
başlangıçta bu hareket bir güven hareketi gibi görünür. Ancak bir sefer,
henüz kaçırdığı bir satışı anlatan bir pazarlamacıyı izledik. Hikayesi
ilerledikçe sadece ellerini kenetlemekle kalmadığını ve parmaklarının
sanki birbirlerine yapışmış gibi beyazlaşmaya başladıklarını gördük. Buna
göre bu hareket hayal kırıklığına uğramış veya saldırgan bir durumu
göstermekteydi. Nierenberg ve Calero kenetlenmiş eller üzerine yaptıkları
araştırmalar sonucunda bunun kişinin olumsuz bir yaklaşımı dizginlemeye
çalıştığını gösteren bir hayal kırıklığı hareketi olduğuna karar verdiler.
Hareketin üç ana konumu vardır: eller yüzün karşısında kenetlenmiş,
otururken eller masanın üzerinde veya kucakta ve ayaktayken eller apış
arası hizasında. Ayrıca ellerin tutulduğu yükseklikle kişinin olumsuz
duygularının derecesi arasında da bir ilişki varmış gibi görünmektedir.
Tüm olumsuz hareketler gibi saldırgan yaklaşımın ortadan kalkması için
kişinin ellerini çözerek avuçların ve vücudun ön tarafının açık olacağı
duruma getirilmesi için bir şeyler yapılması gerekmektedir.
|
 |
El sıkma türleri
El sıkanları tiplemelerine göre üç ayrı kategoride toplayabiliriz:
 |
Pehlivanlar
Size medeni cesaretlerini göstermeye, ilgi, alaka ve dikkatlerini
anlatmaya, kendilerine ne kadar güvendiklerini ve iş bitirici
olduklarını göstermeye tokalaşmayla birlikte başlayacaklarını bilirler,
inanırlar ve bu konuda muhtemelen önceden evde ciddi ciddi çalışırlar
diye tahmin ediyorum. Kimi hanımlar, bu konuda erkeklerden daha
uzmandırlar. Eliniz bir mengeneye girer, kurtulamazsınız. Yukarıda
yüzünüze gülen adam, aşağıda Sana bir özgüvenimi göstereyim de gör diye
sıkar da sıkar: Ta ki yüzünüz mor renkten sarıya dönmeye, kalp atışınız
yavaşlamaya başlayıncaya dek. Mutlaka hazırlıklı olun, bir hanım
misafirim beni aldı elimden tutup, küçükken Cincibir gazozlarının ağzını
baş parmağınızla kapatıp gazını çıkartmak için salladığınız gibi (artık
Cincibir çıkmıyor ve ben içmeyi çok severdim,) beni hazırlıksız
yakalayıp salladı, üstüm başım kahve oldu.
Çözüm: Tokalaşma sırasında gideceğiniz yöne doğru hareketlenmek olmalı.
Odanıza beraberce halay çekerek gidemeyeceğiniz için , elinizi bırakmak
zorunda kalacaktır.
|
 |
Süs köpekleri
Onlarla el sıkışırken artık daha fazla yaşamak istemediğinizi fark
edersiniz. Genelde hanımlarla bu derdi yaşarsınız. Size ellerini
verirler , eli alırsınız hiç bir şey hissetmezsiniz, sallayıp geri
verirsiniz. Naylon poşet mi salladınız? Amcaya merhaba de kızım. denilen
bir kanişin patisini mi tuttunuz? Anlamazsınız. Ülkemizde hanımlarsa
aşırı dindar erkeklerin ellerini sıkarken aynı hissi yaşarlar. Kimi
zaman eliniz havada bile kalabilir. Böyle bir durumda yanındakine dönün
ve Siz almaz mıydınız? diye sorun. Kendine ve karşısındakine
güvensizlik, iletişim kurmama isteği, motivasyon düşüklüğünü karşıya
vermenin en kolay yolu olarak kabul edilebilir. Profesyonelliğe hiç
yakışmadığını rahatça söyleyebilirim.
|
 |
İş bitiriciler
Bunlarla daha ilk karşılaşışınız, elinizi bir elleriyle tutarken diğer
elleriyle de elinizin açıkta kalan bölümünü sarar ve okşarlar. Siz
Bayram değil seyran değil, Allah tan ortalık kalabalık diye düşünürken
elinizi bir türlü kurtaramazsınız. Yüzsüzlükleri arttığı oranda el
yukarı gitmeye ve kolu geriden tutmaya başlar. Bu ancak yakın bir dosta
yapabileceğiniz, karşılıklı içtenliği anlatan bir tutuş şekli olmasına
rağmen, hayatınızda ilk defa gördüğünüz bir adam yapıyorsa ondan korkun.
Bunu genelde politikacılar yaparlar, el sıkışırken elleriyle yapay bir
dostluk mesajı verirler. Bayan politikacılar bunu yaparak erkeklerin
beyninin köşesindeki bir yere cinsel mesaj gönderirken, Yakın dostlar
birbirine bunu yaparsa o zaman içtenliği anlatır. Çözüm: Aynısını yapın.
Yüzünüzde daha ikircikli bir gülümseme, daha fazla okşayın ve daha uzun
tutun. Diğer elle ensenize mi daldı? Siz de enseyi yakalayın. Unutmayın
deli deliyi görünce çomağını saklarmış! Bu benden daha yüzsüz ya da Onun
da benden bir çıkarı var herhalde deyip yanınızdan hızla uzaklaşacaktır.
|
|
 |
Eller ve parmaklar
Eller insanın kendini ifadesinde en duyarlı ve etkili organlarıdır.
İnsanın elinin becerisinin gelişmesi, beynin biyolojik gelişimine
paraleldir. insan beyninin düşünüp hayal ettiğini, eller gerçekleştirir.
Ellerin tecrübeleri beyne yeni düşünce ufukları açmıştır. İnsanın
işaretparmağı ve başparmağının evrimi, bilim ve tekniğin bugüne kadar
geliştiremediği olağanüstü duyarlıkta hareketli bir organın ortaya
çıkmasına yol açmıştır. Bir çocuğun parmağının ucunda bir santimetre
karede 6.000 sinir hücresi sonlanmaktadır. Bu inanılmaz kapasite ile
insan, parmakları arasındaki bir saç kılını veya bir toz zerresini
algılayabilir. İnsan kor halindeki demiri elindeki çekiçle döverek, ona
uygun sertliği verebildiği gibi; piyanonun tuşlarında veya kemanın
tellerinde bir saniyede on iki notayı, gerekli dinamizm, ritim ve duyguyla
çalabilir. İnsan eli sadece kendisine verilen araçları biçimlendirmez.
Parmak, el ve kol eklemleri aracılığıyla boşluk içinde uzanabilir, düz ve
eğimli çizgiler, köşeler, daire ve yuvarlak hareketler yapabilir; tutar,
temas eder, kavrar, okşar, çarpar, iter, çevirir, vurur, parçalar. Elin
önemi sadece son derece duyarlı hareket ve hissetme becerisine sahip
olmasından değil, aynı zamanda el ve beyin arasındaki karşılıklı
bağlantıların zenginliğinden kaynaklanmaktadır. İnsan beyninde başparmak
ve işaretparmağını kontrol eden hücrelerin kapladığı alan, baş ve bütün
duyu organlarının kapladığı alana eşit, ayağın kapladığı alandan da on kat
fazladır. İnsan bir şeyi almak veya vermek, bir şeyi tutmak veya yakalamak
istediği zaman elleri bedeninden uzaklaşır. Böyle bir işlem sırasında,
kişinin bedeni, ellerin ve kolların koruyuculuğunun sağladığı güvene
ihtiyaç duyar. Aksi takdirde el ve kolların bedeni örtme imkanından
yararlanmak için, kollar bedenden fazla uzaklaştırılmaz. Kolların hareketi
özel bir önem taşır. Bu hareket göğsü öne çıkartan, insanı harekete
geçiren aktif bir duygusal enerjiyi yansıtır. Duygusal açıdan açık
insanlar karşılarındaki kişilerden kendilerine yansıyan duygu ve
düşünceleri kabul etmeye hazır olarak, doğal bir kendine güven içinde
kollarını bedenlerinden açarak hareket ettirirler.
|
 |
Küçük el hareketleri ile anlattıklarımız
Okşayan bir el, yumuşak hareketlerle cismin şeklini, yüzeyini ve
sıcaklığını algılamaya çalışır ve böylece kişiyle cisim arasında bir
yaşantı doğar. Temas ederek hissetmek yoluyla kazanılmış olan duygu,
entelektüel bilgi yoluyla elde edilenden çok farklıdır. Bir tavşan postuna
gözle bakmak, mikroskop altında incelemek ve elle okşamanın doğurduğu
izlenimler bütünüyle farklıdır. Temasın yarattığı farklılığı hepimiz
biliriz, ancak çoğunlukla bundan uzak dururuz. Fakat çok kere küçük bir
temas insanın içinde bir özlem doğurur ve teması tekrarlama isteğini
ortaya çıkarır. Benzer şekilde kişi kendisinde duygusal yük doğuran bir
konuda konuştuğu zaman, duyarlılığı, parmakları ve avuç içi ile adeta
kelime yüzeylerine daha farklı bir anlam vermek istemesinde ortaya çıkar.
Böylece insanın sinir uçları uyarılarak, kelimelerin, dolayısıyla da
konuşmanın anlamı artar.Bir eşyanın veya durumun ellerle anlatılması,
kaynağını çok eskilerden alır. insanların kendilerini kelime ve çizgiyle
ifade edemedikleri dönemde, tek iletişim araçları el işaretleriydi.
Geçmişte el işaretleriyle cisimler, izlenimler, duygular ve düşünceler
anlatılmıştır. Ancak insanın dil becerisinin ileri düzeyde geliştiği
günümüzde el işaretleri, hala ifadeyi tamamlayıcı ve anlamı pekiştirici
etkilere sahiptir. Hatta, bazen kişi karşısındakinin anlatmak istediğini
bir tek el işaretinden bütünüyle anlayabilir. Örneğin güzel bir kadını
tarif etmek için avuç içlerinin yukarıdan aşağı orta noktada daralarak
hareket etmesi; bir konudaki tartışmayı bitirmek için elin yatay bir
şekilde hareket etmesi; kişinin acıktığını anlatmak için elini midesine
vurması veya parmaklarını toplayarak elini ağzına götürmesi yeterlidir.
|
 |
Kültürel ve sosyal farklar
Türkiye, Yunanistan, Japonya, Fransa (güney bölgesi) ve İtalya gibi
Akdeniz ülkelerinde insanların önemli bir bölümü açık jestlerle
konuşurlar. Kuzey Avrupa ya doğru çıktıkça, özellikle endüstrileşmenin
yoğun olduğu bölgelerde kollar bedene yakın tutulur ve oldukça az hareket
ettirilir.Güney ülkelerinde jestlerle yapılan vurgulamalar, kuzey
ülkelerinden daha fazladır. Araştırma filmleri üzerinde yapılan
incelemeler, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Akdeniz ülkelerinde
jestlerin Kuzey Avrupa ülkelerinden daha sık ve daha büyük hareketlerle
kullanıldığını göstermiştir. Yapılan araştırmalar bu farkın coğrafi bölge
özelliklerinden değil, sıcaklık farklarından kaynaklandığını ortaya
koymuştur. Ancak sıcaklık farklarının hangi sebeplerle jestlerde böyle bir
farklılığa yol açtığı açıklanamamıştır. Orta Avrupa ve İngiltere de
aristokrat ailelerin çocuklarına eğitim veren yatılı okullarda, yemek
yerken öğrencilerin koltuklarının altına kitap yerleştirilir ve
hareketleri sınırlandırılır. Yapılan uygulamalar sonucunda çocuklar
aldıklarını ve verdiklerini disiplin altına sokarlar, başkalarından bir
şeyler almaları ve onlara bir şeyler vermeleri bedensel olarak sınırlanır.
Bu eğitimin amacı öğrencilere, davranışlarını azaltarak duygularını
bastırmayı öğretmektir. Böyle bir eğitim kaçınılmaz olarak insanları
sıkıştırır ve sınırlı kalıplar içinde düşünmeye zorlar. Zamanla insanlar
toplumsal zorunluluklar ve kurallarla sınırlanır, duygularına yabancılaşır
ve duygularını ortaya koymakta zorluk çekerler. Benzer durumu çeşitli
sahne gösterilerinde de gözlemek mümkündür. Alt sosyo-kültürel topluluklar
bir konser sırasında takdir, hayranlık ve beğenilerini coşkuyla ifade
ederken, üst sosyo-kültürel topluluklar hayran oldukları sanatçıları bile
son derece sönük bir şekilde alkışlamaktadırlar. Buna karşılık büyük insan
toplulukları önüne çıkan bir politikacı kollarını açar, büyük ve geniş
jestler yapar, topluluğu adeta kucaklar ve bu yolla topluluğu etkilemeye
çalışır. Bir lider ne ölçüde önemli fikirler taşırsa taşısın, donuk bir
ifadeyle konuşarak karşısındaki topluluğu etkileyemez ve onları
fikirlerinin peşinden sürükleyemez. Böyle bir konuşma sırasında ellerin
havaya kaldırılması, yumruk yapılması başarıyı, gücü ve mücadeleyi
hissettirdiği için, topluluğu heyecanlandırır ve olumlu yönde etkiler.
|
 |
Kol kavuşturma
Bir canlının kendisini güvende hissetmediği zaman bir cismin arkasına
saklanması doğal bir korunma davranışıdır. insan yavrusu da hayatının ilk
yıllarından başlayarak masaların, sandalyelerin, dolapların altına ve
arkasına saklanır. İnsan büyüdükçe kendisini tehdit eden durumları
yaşadığında, saklanma davranışı biraz daha incelik kazanır ve altı yaş
dolaylarında çocuk, cisimlerin arkasına saklanmak yerine kollarını
kavuşturarak kendisini koruyucu bir engel oluşturur ve bu engelin arkasına
gizlenir. Bu davranışı yaşamın daha ileri dönemlerinde, örneğin gençlik
döneminde bacak bacak üstüne atmayla oluşturulan engel izler. Kişisel
olarak bu davranışı kendi çocuklarımızda çok açık olarak gözlediğimizi
söyleyebiliriz. Yedi yaşından itibaren oğlumuz kollarını kavuşturup,
bedenini geriye çekip, başını öne eğerek durduğunda, daima kendisini
zorlayan veya tehdit eden bir durumun varlığını fark etmişizdir. Gerçekten
de bu davranış gençlik ve yetişkinlik döneminde de, daha sonraki yıllarda
da bir hayat boyu devam eden olumsuz, savunmaya yönelik bir tavırdır ve
kişinin kendisini tehdit altında hissetmesinin en açık işaretidir. Giyim
alanındaki büyük bir kuruluş, bir yönetici arıyordu. Bu amaçla eğitimi ve
geçmişi oldukça parlak bir adayla mülakat yapılıyordu. Aday, marka, ürün
yönetimi ve işletme konularındaki sorulara cevap verirken oturduğu
koltuktan öne eğiliyor, yüzü, elleri ve kollarıyla ifadesini destekleyen
jestler kullanıyordu. Ancak adayın o güne kadar çalışmadığı tekstil
alanıyla ilgili sorular sorulmaya başlayınca, aday koltuğa yaslanıyor,
kendisini geri çekiyor ve kollarını kavuşturuyordu. Birçok kimse kollarını
alışkanlıktan kavuşturduklarını veya kendilerini böyle daha rahat
hissettiklerini söylerler. Bu noktada yine psikolojinin altın kuralını
hatırlamakta yarar vardır. Dışlaşan davranış insanın iç dünyasına yansır
ve insan nasıl davranıyorsa, kendisini öyle hisseder.
Yapılan bir araştırma konuya açıklık ve derinlik getirmektedir. Orta
eğitimin bir sınıfındaki öğrencilere belirli bir dersi izlerken her
zamanki gibi rahat ve gevşek oturmaları, kollarını kavuşturmayıp, ayak
ayak üstüne atmamaları söylenmiş; bir başka sınıftaki öğrencilere de aynı
dersi izlerken kollarını kavuşturmaları ve ayak ayak üstüne atmaları
talimatı verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kollarını kavuşturan
grubun öğrenme ve hatırlama miktarının %38 daha düşük olduğu, öğretmene ve
öğretilen konuya karşı çok daha fazla eleştirici oldukları görülmüştür. Bu
araştırmanın ortaya koyduğu bir başka bulgu da, kollarını kavuşturan bir
dinleyicinin, konuşmacıya karşı sadece olumsuz bir duygu içinde olmakla
kalmayıp, söylenenlere de daha az dikkat ettiğidir. Kollarını
alışkanlıktan veya rahat ettikleri için kavuşturduklarını söyleyenler,
gerçekte korunmaya yönelik ve savunucu bir duyguya sahip oldukları için
kendilerini iyi hissetmektedirler. Ayrıca iletişim "kişiye" değil,
"kişiyle" yapılan bir etkinlik olduğu için, bizim niyetimizin değil,
dinleyicide uyanan izlenimin daha büyük değer taşıdığı unutulmamalıdır.
Dinleyicilerin bu duruşu, "olumsuz bir tavır" olarak algıladıkları
araştırmalarla ortaya konmuştur. İnsan dinlediği ile aynı fikirde değilse
kollarını kavuşturur. Bu, çok sayıda dinleyicinin bulunduğu konferanslar
için geçerli olduğu gibi yüz yüze kurulan ikili ilişkiler için de
geçerlidir. insan diliyle çok kolay, bedeniyle çok zor yalan söyler. Bu
sebeple karşınızdaki kişi veya kişilerin kolları kavuşmuş durumdaysa, bunu
açmak için bir şeyler yapmanız gerekmektedir. Bu amaçla kişinin eline bir
şey vermek, soru sormak, görüşünü açıklamasına imkan sağlamak yararlı
olur. Unutmamak gerekir ki, savunucu ve olumsuz davranış devam ettikçe,
olumsuz tavır da devam eder. Ayrıca olumsuz tavır, olumsuz jesti daha da
güçlendirir. İnsanlar kollarını çoğunlukla istenmeyen bir durumdan
kaçınmak ve kendilerini korumak için kavuştururlar. Bu davranış en sık
insanın kendisini yabancıların arasında güvensiz hissettiği asansörlerde,
cafelerde, kuyruklarda, parti veya geniş sosyal toplantılarda görülür.
Kolların kavuşturulmasından daha olumsuz bir jest, yumrukların sıkılarak
veya pazıların sıkı kavranarak kolların kavuşturulmasıdır. Bu jestler
sadece kişinin durumdan hoşnutsuzluğunu göstermekle kalmaz, aynı zamanda
artmış olan iç gerginliğin saldırganlığa dönüşmeye hazır olduğunu haber
verir. Bu jestleri sözlü veya kişinin sosyal statüsü elveriyorsa, bedensel
bir saldırganlığın izlemesi doğaldır. Bu durumdaki kişi, kullandığı jestle
vereceği tepkinin uygunluğundan emin olmadığı için, kendisini kontrol
etmek ve tepkisini engellemek için çaba harcamaktadır.
 |
Gizli (örtük) kol kavuşturma
İnsanlar bazen, yabancılarla çevrili oldukları bir kokteyl partide
kollarını tam olarak kavuşturmak yerine, bir kollarını sarkıtıp, diğer
kollarıyla bedenlerini kapatabilirler. Bu gibi durumlarda rahatsızlık
arttığı takdirde, bacaklarla yeni bir engel daha oluşturulur. Böylece
kişi kendini tehdit altında hissettiği dış dünyaya karşı savunmuş olur.
İnsanlarla çevrili ve ayakta durulan bir ortamda ortaya çıkan bu jest de
kişinin durumla ilgili rahatsızlığının ve kendini tehdit altında
hissetmesinin bir ifadesi olarak yorumlanır. Çok sık görülen bir başka
örtük savunma davranışı elleri önde kavuşturmaktır. Böylece kişi kendi
sınırlarını daraltır. Bir topluluk önünde konuşanlarda, bir ödüle layık
görülenlerde ortaya çıkabilen bu jest, karşıdaki kişi veya kişilere
gösterilen bir saygının da ifadesidir. Desmond Morris e göre bu jest,
korku veren bir durumda çocuğun elinin annesi tarafından tutulması
sırasında duyulan rahatlığın yaşanmasına imkan sağlar. Örtük kol
kavuşturma engelleri çoğunlukla sık sık topluluk karşısında bulunmak
zorunda olan politikacılar, satıcılar, televizyon sunucuları gibi
kimselerde görülür. Bunun, sık sık topluluk önüne çıkan bu kimselerin
güvensizlik ve iç gerginliklerini saklamaya dönük bir tavır olduğu
saptanmıştır. Öte yandan saatini veya kol düğmesini tutarak oluşturduğu
engel, kişinin kendisini güvende hissetmesine yardımcı olur. Kadınlar
ellerinde çanta taşıdıkları için bu jesti çok daha az dikkat çekerek
yaparlar. Bu jestlerin güvensizlik, sinirlilik ve iç gerginliğin işareti
olarak yorumlanmalarının sebebi, gerçek bir amaca yönelik olmamalarıdır.
Benzer şekilde bir parti veya sosyal toplantıda içki bardağının iki elle
tutulması da, oluşturulmak istenen güvenlik engelinin bir işaretidir.
Kokteyl partiler insanlarda gerginlik yaratan toplantılardır. Özellikle
toplantının başlangıcı ev sahipleri için de, misafirler için de
rahatsızlığın en yoğun olduğu bir zamandır. Bu sebeple insanlar iç
gerginliklerini hafifletmek için çoğunlukla farkında olmadıkları birçok
hareket yaparlar. Kadınların saçlarını; erkeklerin bıyık (ve varsa
sakallarını) düzeltmeleri, kıyafetlerine çeki düzen vermeleri,
elbiselerinin üzerinden hayali iplik toplamaları, ellerini ovuşturmaları
bu hareketlerin başlıcalarıdır. Kokteyl partilerde iç gerginliği ortadan
kaldıracak en önemli araç içecek ve yiyeceklerdir. İçecek ve yiyecekler
insanları meşgul ederek, ellerini doldurarak gerginliği hafifletmek için
çok önemli bir rol oynarlar. Bir kokteyl partiye katılan kişi harareti
olmadığı halde içer, karnı aç olmadığı halde yer. Böylece tehdit edici
bir ortamda ellerini kullanarak ve hareket ederek iç gerginliğini
hafifletme imkanı bulur.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
| |
| Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. |
|
|