|
|
|
|
| |
|
|
| |
Ayak hareketleri
 |
Ayakları kavuşturmak
Kolları kavuşturmak için geçerli olan özellikler büyük ölçüde ayakları
kavuşturmak için de geçerlidir. Eğer bu oturma biçimine oturulan
sandalyenin kollarına veya kendi dizlerimize sıkı sıkı sarılmak eşlik
ediyorsa olumsuz duygu, düşünce ve tavırlarımızın, korku veya
endişelerimizin gizlenmeye çalışıldığını düşünmek yerinde olur. Ayakların
bu hareketinin kadınlarda değerlendirilmesinde çok dikkatli olmak gerekir.
Çünkü kadınların ayak kavuşturmaları eteklerinin kısa olmasından
kaynaklanabilir. Otururken veya ayakta ayağın üst tarafının bacağın arka
yüzüne temas ettirilmesi kadının kendisini bulunduğu ortamda yetersiz
hissettiğinin işareti olabilir. Bu davranış daha çok utangaç, çekingen ve
olgunlaşmamış kadınlarda görülür. Unutmamak gerekir ki, bir amaca hizmet
etmeyen kişinin kendi bedenine olan teması, artmış olan iç gerginliğin
işaretidir. Bu jesti, kadının cinsel kimliğinden duyduğu
memnuniyetsizliğin ifadesi olarak da yorumlayanlar vardır. Bacak bacak
üstüne atma veya ayak kavuşturma kişilerin iç dünyalarında yaşadıkları
gerginlikten kaynaklanıyor; olumsuz duygu ve düşüncelerin korku ve
endişelerin ortaya çıkmasını engellemek için kullanılıyorsa, bunları
önlemek önemli ölçüde mümkündür. Gerginlik ve huzursuzluk bedenimize
yansıdığına göre bu duygu ve düşüncemize yol açan konuya bilinçli bir
biçimde yönelmemizde yarar vardır. Bedenimizin dilini tanımamız, zihnimize
ve duygumuza önem vermemize ve onunla ilgilenmemize yardımcı olur. Eğer
karşımızdaki kişi bu özelliklere dönük bir beden diline sahipse o kişiyi
rahatlatacak yaklaşımlar yapılabilir. İnsanlarla iyi ilişki içinde olmanın
temel kuralı, onlara önem verildiğini hissettirmektir. Kişiye adıyla hitap
etmek, yumuşak ve sıcak bir sesle konuşmak, dostça davranmak, kişisel ve
açık uçlu sorular sormak, anlattıklarına ilgi gösterip aynı konuda yeni
sorular sormak, savunucu jestler içinde olan kişiyi rahatlatır kendisini
güvende hissetmesini ve açılmasını sağlar.
|
 |
Bacak bacak üstüne atmak
Bacak bacak üstüne atma biçimi çok sayıda anlam taşır ve kişinin iç
dünyasıyla ilgili çok değerli ipuçları yansıtır. Ayrıca bacak bacak üstüne
atmak, kalça ve bacak kaslarına değişik hareketler sağladığı için uzun
süre yorulmadan oturmaya imkan verir. Bu yönüyle de bacak bacak üstüne
atmak amaçlı bir harekettir.
İnsanlar, ağlamak gibi bazı davranışlarıyla birlikte doğarlar. Bu
davranışlar sosyal çevre tarafından büyük ölçüde yönlendirilir.
Çocukluktaki sesli ağlama yetişkinlikte yerini sessiz gözyaşlarına veya
bastırılmış hıçkırıklara terk eder. İnsanlar ağlamak gibi doğuştan
getirdikleri davranışların yanı sıra bacak bacak üstüne atmak gibi bazı
davranışları da keşfederek sonradan kazanırlar. Keşfedilen (ikincil)
davranışlar da farkında olmadan sosyal modaların izinden giderek büyük
ölçüde değişikliklere uğrarlar. Bacak bacak üstüne atmak modanın
değiştirdiği keşfedilmiş davranışlardan biridir. Çocuk bacak bacak üstüne
atarak oturmanın hoşuna giden rahat bir beden duruşu sağladığını düşünür.
Kısa bir süre sonra çocuğun içinde yaşadığı çevrenin yazılı olmayan
kuralları bu oturma biçimini köklü bir şekilde etkiler. Çocuklar
büyüdükçe, hiçbir şekilde farkına varmadan, içinde bulundukları yaş grubu,
sosyal sınıf ve aynı cinsiyetten olan arkadaşları gibi bacak bacak üstüne
atmaya başlarlar. Geçen yüzyılda İngiltere de (Victoria Döneminde) iyi
yetişmiş bir genç kız ve kadın hiçbir şekilde bacak bacak üstüne atmazdı.
Bugün de bu eğitimin izlerini Kraliyet ailesinde görmek mümkündür. Kraliçe
Elizabeth bacak bacak üstüne atmak yerine, ancak ayaklarını bileklerinden
kavuşturur. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sosyal davranışlarda
meydana gelen büyük değişiklikler karşısında, kadınların bacak bacak
üstüne atmalarını ayıplamak mümkün değildir. Ancak yine de bacak bacak
üstüne attığı zaman oluşturacağı görüntü birçok kadın için kaygı
kaynağıdır. Dizleri hizasında veya daha kısa etek giyen bazı kadınlar
sürekli eteklerini çekiştirerek bu kaygıyı dışarıya yansıtırlar. Bir
topluluk içinde bacak bacak üstüne atarak bacaklarını ortaya koyan bir
kadının tutumu, çevredeki erkekler tarafından "davet edici" olarak
yorumlanabilir. Bu sebeple kadınların bacak bacak üstüne atma
davranışlarına özen göstermeleri, geçen yüzyıldan kalan bir sosyal kuralın
oldukça zayıflamış bir biçimde devam etmesidir. Kolların kavuşturulması
arkaik olarak nasıl kalbi korumak amacını taşıyorsa, bacakların
kavuşturulması da cinsel organların korunması amacına yöneliktir. Bacak
bacak üstüne atma davranışı, kavuşturulmuş kollar kadar olumsuz duyguları
yansıtan bir özellik taşımaz. Ancak bu davranışın da dikkatle
değerlendirilmesi özellikle üçlü ve dörtlü ilişkilerde büyük önem taşır.
Bacak bacak üstüne atmak olumsuz ve savunucu bir tutumun ve artmış olan iç
gerginliğin işareti olabileceği gibi, karşılıklı ilişkideki incelik ve
zerafeti de yansıtabilir.
Bu jest Batı kültürünün etkisi altında kalarak yetişen insanların
geleneksel oturma biçimi olarak da tanımlanabilir. Bu oturma biçimini tek
başına olumsuz bir işaret olarak değerlendirmek hatalı olur. Çünkü uzun
süre bir toplantıyı izlemek veya ders dinlemek gibi sebeplerle çok rahat
olmayan bir sandalyede oturmak zorunda kalanlar da zaman zaman bu oturma
biçimlerini kullanırlar. Bu oturma biçimine kolların kavuşturulması
eklendiği takdirde, kişinin hoşnutsuzluğunun bir ifadesi olarak
değerlendirilir. Bu durumda oturan birine, özellikle "evet" veya "hayır"
diye cevaplandırabileceği sorular sormamak daha yerinde olur. Çünkü bu
şekilde oturan kişiden olumsuz cevap alma ihtimali çok yüksektir. Bu
oturuş biçimine bir topluluk içinde eşlerinden veya erkek arkadaşlarından
memnun olmayan kadınlarda, dinledikleri konferans veya seminerden memnun
kalmayanlarda da rastlanır.
|
 |
"Dört" durumu
Bu şekilde bacak bacak üstüne atmak tartışmaya veya rekabete dönük bir
durumun varlığının işaretidir ve kaynağını Amerikan kültüründen
almaktadır. Sadece bu oturma biçimine bakarak bir yorum yapmak zordur.
Ancak bu oturma biçimi yukarıdaki ayağın bir veya iki el ile tutulması
biçimindeyse, bu şekilde oturan kişinin fikirlerini değiştirmeye niyeti
olmayan katı ve inatçı bir insan olduğunu düşünmek hatalı olmaz.
|
 |
Savunmada mı üşümüş mü?
Çoğu kişi savunmaya geçmediklerini ama kol veya bacaklarını üşüdükleri
için kavuşturduklarını iddia ederler. Genellikle bu sadece bir bahanedir
ve savunmada duruşla üşüyen birinin duruşu arasındaki farklara bakmak
ilginç olabilir. Öncelikle ellerini ısıtmak isteyen birisi bunları savunma
kol kavuşturmasındaki gibi dirseklerini altına koymak yerine koltuk
altlarına sokar. İkinci olarak üşüyen birisi kollarını kavuştururken bir
tür kendini kucaklama hareketi yapar ve bacaklarını kavuşturduğunda da
bacakları düz, kaskatı ve sıkışmış ve tuvalete gitmek istiyor da birbirine
yapışmış durumdadır. Oysa savunma duruşunda bacaklar daha rahattır.
Kollarını veya bacaklarını kavuşturmak alışkanlığında olan kişiler
üşüdüklerini veya böyle rahat ettiklerini söylemeyi sinirli, utangaç veya
savunmada olduklarını itiraf etmeye tercih edebilirler.
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
| |
| Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. |
|
|